
HAMİLELİK SERÜVENİ……..
Minik meleğim Duru’mun 2 yaşını doldurmasına ramak kaldığı bu birkaç ay içinde sizlerle hamilelik, emzirme ve bebeğimle geçirdiğim günleri paylaşma ihtiyacı hissettim. Aslında her insan gibi biz diyetisyenler de birer insanız kilo alabilir, verebilir, iştahı açılabilir, kapanabilir, hastalanabilir. 🙂
Buradan yola çıkarak her zaman bütün bilgilere sahip olmak insanın hayatında da bu bilgileri kusursuz olarak uygulayabileceği anlamına malesef gelmiyor. Bu cümlelerden anlayacağınız üzere 3 kilo fazlasıyla başladığım hamilelik dönemimi dokuz ay on gün sonunda 13 kg olarak bitirdim.
Her kadının hissettiği çok kilo aldım, nasıl vereceğim vücut şeklim değişti , hep böyle mi kalacağım endişelerini de şiddetle yaşadım. Tabii ki bu hissiyatların bir çoğu vücudumda ki hormonal değişimlerin etkisiyle de oldu. Ancak hamileliğim boyunca uyguladığım kardivasküler egzersiz sayesinde enerjimi esnekliğimi kaybetmedim. Sizlerle ay ay nasıl beslendim kaç kilo aldım daha sonra nasıl ve ne kadar sürede verdim tek tek paylaşacağım.
Hamileliğimin bittiği 31 temmuz 2008 itibariyle mis kokulu Duru’mu kucağıma almak, onun gülümsemesi, ağlaması, bazen çaresiz kalmak bile insanı duygu denizine götürüp, çikolata havuzlarında yüzüyormuş gibi mutluluk verdi bana o an geçirdiğim günlerin önemini bir anne olmanın nasıl bir duygu olduğunu anladım.
Çok rahat ve verimli bir emzirme dönemim oldu. On iki ay emzirdim. Emzirme süresi içinde dikkatli ve dengeli beslenme ilkelerini devam ettirmeye özen gösterdim. Sütümün verimliliği azalmaması açısından olduğu kadar bebeklerin anne sütünden aldıkları besin ögelerinin çeşitliliği ve süt kalitesi için bu dönemde de özellikle ilk 6 ay dikkat etmek çok önem taşıyor.
Bu yazıyı yazdığım şu günlerde Duru 21 aylık. Yürümeye başladı, konuşmaya başladı, anne, baba, dede, emmi şarkıları bile söylemeye başladı. Kulağımda çınlayan bebek sesi, meleğimin yarım yarım sevimli kelimeleri, bir insanın takınabileceği en sevimli ses tonuyla anne çığlıkları atması bütün gün yaşanılan sıkıntıları stresi alıp götüren manevi bir güç veriyor insana. İnsan sıkıntılarını, kafasına taktığı kilolarını, unutturuyor aslında.
Ama bir anne olarak herkese tavsiyem kendinizi hiçbir zaman bırakmamanız. Hamilelik dönemi kilolarıyla belli bir dönem barışık olmak gerekiyor ancak dinç ve dinamik kalmanız, sağlığınızın bozulmaması açısından da fazla kiloların verilmesi önemli. Hem sizin sağlığınız açısından hem de minik meleğinize sağlıklı bakabilmeniz açısından önemli. “Peki siz ne yaptınız bu 13 kiloyu Ayşegül Hanım?” dediğinizi duyar gibiyim. Benim aldığım kilolara ne mi oldu? BYE BYE DEDİM 🙂
Ben aldığım 13 kiloyu verdiğim gibi hamile kalmadan önce olan 3 kg fazlamı da vererek gayet fit bir duruma kolaylıkla gelebildim. Bunda uzun süre emzirmemin getirdiği faydanın yanında disiplinli ve sağlıklı beslenme ilkelerini uygulamamın da büyük etkisi var tabii ki. Yeter ki anneler ve anne adayları sağlıklı olsun, istek ve arzularını kaybetmesinler.
Uzun lafın kısası çok uzun gibi gelen bu süre aslında göz açıp kapayana kadar geçti. Kaliteli , dengeli, psikolojik olarak sarsılmadan bebeğinizin bu en güzel günlerini sizinde mutlulukla yaşayabilmeniz ve başa çıkabilmeniz dileğimle.
Dyt. Ayşegül Bahar
Beslenme & Diyet Uzmanı